Şimdi profesör olan oğlum İbrahim
bana, Muhyiddin-i Arabî Hazretleri’nin
“Endülüs Sufileri” isimli bir kitabını
verdi.
Kitapta, Muhyiddin-i Arabî’nin
Endülüs’te yaşarken tanıdığı sufiler
anlatılıyordu. O devirde yaşamış
o güzel insanların halleri, bu kitap
sayesinde günümüze kadar ulaşmıştı.
İçimden bir ses:
“Ersin, sen de yaşantın boyunca
tanıdığın sufileri anlat. Onları anlat
ki o güzel insanlar da yaşantılarıyla
anılsın, unutulmasınlar.” dedi.
Bu ses bizde emir oldu. Yaşantım boyunca tanıdığım o isimsiz
kahramanları bu kitapta anlatmaya karar verdim.
İlk baskısını okuyan Manisalı ilahiyatçı bir dostum Doçent Necdet
Okumuş , “Abi, ben çok tasavvuf kitabı okudum ama senin bu kitabın
canlı, diri.” demişti.
Aradan yıllar geçti. İlk baskı tükendi. Bu ikinci baskıyı yayınlamak
nasip oldu.
Batılı düşünürlerin, yaşamın içindeki gerçeği araştırma yolunda
yaptıkları akıl jimnastikleriyle Doğulu bilgelerin gönüllerinde
ulaştıkları huzur arasındaki fark tasavvuftur.
Tasavvuf, aklın fırtınalı denizlerde başlayan, kendisine anlam arama
mücadelesinin güvenli bir gönül limanına ulaşabilme pusulasıdır.
Gönlün huzurlu limanında yapılan sohbetler, sufi aşkının ışıklarıdır.
top of page
Stok kodu: Hüseyin Ersin Akyazı
₺490,00 Normal Fiyat
₺465,50İndirimli Fiyat
bottom of page

