Altın rengi tel çerçeveli, yuvarlak camlı gözlüğünü her zamanki
gibi takmış, ağarmaya yüz tutmuş, düz sağ tarafa taranmış orta
uzunluktaki saçları, yuvarlak, değirmi yüzü, yüzünün tam ortasında
yüzü ile uyumlu orta büyüklükte burnu, kalın etli dudaklarının
yarısı gülümsemeyi gösterirken diğer yarısı süzgün bir ifade
içermekteydi. Ortadan biraz uzun boyu, dolgun sayılabilecek
orantılı vücudu, dik ve kendinden emin bakışlı kafası, ağır adımlarla
ilerlerken emekli bir bürokrat görüntüsüyle evinden çıkıp köy
meydanına doğru gitmekte olan Tülekler’in Mesut, bakışlarıyla
konuşabileceği birini aramaktadır. Köy meydanındaki kahvenin
erandasında iki sandalyeye sahiplenerek oturması ve içtiği kendine
özel yapılan çayından yudumlarken eskilere uzanıp, o kendince
görkemli yıllara dalıp giderek anılarını her defasında ilk kez
anlatıyormuşçasına heyecanlı ve adeta yaşayarak anlatmaya can
atmaktadır. Hele bir de dinleyeni olursa, hele hele anlattıklarından
usanmamış ve anlatılanlara hiç itiraz etmeyen birini bulabilirse,
değmeyin keyfine Mesut’un. Benim Mesut dediğime bakmayın
siz, onun köydeki adı, daha doğrusu lakabı “zarraf” olalı yıllar
olmuştu. Mesut, yaşı oldukça ilerlemiş babası Mehmet’e köylünün
taktığı isim olan “Tülek” ön eki kullanılarak çok seyrek “Tüleklerin
Zarraf” veya “Tüleklerin Mesut” olarak da anılır. Babasının üçüncü
hanımının en küçük çocuğudur Zarraf. Mesut’un yaşadığı bölgede
insanlar kelimelerin başındaki “S” harflerini sert olarak “Z”
söylediğinden, aslında “sarraf” olması gereken lakabı halk arasında
zarraf olarak dillendirilmektedir. Babasını köyde Mehmet adıyla
çağıran ve hatta adının Mehmet olduğunu bilen de pek nadirdir.
top of page
Stok kodu: Remzi Varol
₺450,00 Normal Fiyat
₺427,50İndirimli Fiyat
bottom of page

