top of page
Bir Coğrafya İki Hayat

HALİL ÇAVUŞ

Köyümüz on beş haneli bir yerdi. Hatırladığıma göre 1915 senesinin Ağustos sonlarında idik. Bir gün köy imamı ve muhtarı eve gelip bizleri de askere çağırdıklarını, yarınki Cuma namazından sonra muhtarla beraber Hasankale askerlik şubesine gideceğimizi söyledi. Canla başla kabul ettik.

Anam hemen tandırı yakıp yol hazırlığına başladı. Zaten evde bir anam bir de bacım vardı. Baktım anamın gözleri nemli, teselli etmeye çalıştım.

-Ana hiç ağlama. Babam askerde. Beni alamazlar.

Anam elindeki yufkayı tandıra vurup sertçe başını kaldırarak bana çıkıştı.

-Elin yavruları gitsin, sen geri kal! Bu Allah’a reva mıdır? Sana sütümü, emeğimi haram ederim. Baban gitti, geldi mi? Dünya’ ya çivi mi çakacağız? Sonumuz ölüm. Hiç olmazsa toprağımız için çarpışır, şehit olarak şerefimizle ölürüz.

ASİ VELİ

Adım da Asi Veli oldu. Bizim köyde yeni doğum yapan koyun ölürse, yavruya asi kuzu derler. Bu ismi bana Bekir’in karısı Nergis taktı, kısa zamanda köye yayıldı.

Kışta kıyamette yalınayak, yırtık bir içlikle dolaşırdım. Hayvanların bakımı, atların temizliği, karların kürenmesi, evin suyunun taşınması hep benim üzerimdeydi. Yemek pişer, bana yok! Çay içerler, bana yok! Ya dup duru bir ayran bir ekmek, ya bir baş soğan. Dayak her an var. Ben de işleri aksatırdım. Böylece intikam aldığımı sanır dayağı yerdim. Yetim kısmı dayağı yedikçe sırım gibi olur, ben de öyle oldum.

Bir Coğrafya İki Hayat

Stok kodu: İsmet Necat Işık
99,00₺ Normal Fiyat
94,05₺İndirimli Fiyat
    logo-band@3x.png
    bottom of page